Selam! (Çok klişe bir giriş mi oldu? Maalesef.)
Bugün incelediğim ve bu blogun ilk yazısı olma onuruna sahip anime Hunter x Hunter. Daha yeni bitirdiğim için bu şerefi ona vermekte bir sakınca olduğunu düşünmüyorum.
Bu animeyi yaklaşık iki yıldır izlemeyi düşünüyorum. Sürekli olarak ertelemelerimin sonucu olarak da bu ay izlemeye başladım ve dün gece bitirdim. Animeyi bitirdikten sonra sürekli ertelediğim için kendime bayağı kızdım çünkü tek kelime ile efsaneydi. Neden böyle düşündüğümü birazdan paylaşacağım ama ondan önce kaba taslak animeden bahsedeceğim.
Ad: Hunter x Hunter / Hunter x Hunter 2011
Yapım Yılı: 1999 / 2011 (Yeniden yapım)
Tür: Aksiyon,Shounen,Macera,Süper Güçler
Bölüm Sayısı: 148
Stüdyo: Madhouse
Mangaka: Yoshihiro Togashi
My Anime List Puanı: 9.14
Konusu: Gon Freecss avcı(hunter) olmak isteyen küçük bir çocuktur. Babası da avcı olmak için ailesini terk etmiş ve esfanevi bir avcı olmuştur. Gon da hem babası için bu kadar önemli olan avcılığı tanımak hem de dünyanın en iyi avcısı olmak istemektedir.
Gon 12 yaşına geldiğin annesi istememesine rağmen avcılık sınavına girmek için evinden ayrılır. Bu sınavı geçmek için hem en zor koşulların üstesinden gelerek hayatta kalmak,hem de kendisi gibi avcı olmak isteyenlere karşı kendisini korumak zorundadır.
Şimdi gelelim inceleme kısmınaa.
Arclardan başlamak istiyorum. Animede birisi aşırı derecede uzun olmak üzere toplam yedi arc var. Bunlardan en sevdiğim ise Kimera Karınca Arcı (aşırı uzun olan) 70. bölüm civarında başlıyor ve 138. bölümde bitiyor. Başları (30-40 bölüm falan) olaya giriş ve gelişme kısımları olduğu için herkes gibi beni de sıkmıştı. Hatta sürekli olarak "Bu ne ya,hep karınca. Sıkın işte böcek ilacını gebersinler,ne diye uğraşıyorsunuz!?" diye isyan etmiştim. Ancak arc kral doğduktan bir süre sonra o kadar güzelleşti ki. Sonraki arc beni pek sarmadı bile diyebilirim (son 4-5 bölüm hariç)
Animede sıkça gördüğümüz,aslında animenin başından beri karşımıza çıkan bir şey var.
Nen. Bunu vicuttaki ruhsal enerjiyi kontrol edebilme olarak özetleyebiliriz. Bu arada animenin en başından beri karşımıza çıkıyor dedim ama biz o sırada nenin varlığından haberdar değiliz. Neni ilerleyen bölümlerde ana karakterler ile birlikte keşfediyoruz ve bence bu oldukça eğlenceliydi.
Sıkça duyduğumuz bu kavramın kelime anlamı irade gücü demek. Yani yukarıda da bahsettiğim gibi aurayı kontrol edebilmek.
Nen temelde dört şeyden oluşur:
Ten (Aura ile vicudu kaplama.)
Zetsu (Aurayı devre dışı bırakma. Böylece varlıklarını gizleyip nen ile hissedilmez hale getiriyorlar.)
Ren (Aurayı dışarı salarak dayanıklılığı arttırmak.)
Hatsu (Renin salındığı ve kontrol edildiği aşama.)
Bu arada hatsu da kendi içinde çoğaltan,salgıç,idareci,dönüştürücü,efsuncu ve mütehassız olarak altıya ayrılır. Bu gruplar kişinin doğuştan gelen yeteneklerine göre belirlenir. Belirlemek içinse en pratik ve kesin yöntem olan su kehaneti kullanılır. (Bir de Hisoka'nın kişilik analiz yöntemi var ancak bilinen bir yöntem değildir. Zaten animede sadece bir bölümde bunu açıklıyor.)
Bir de bunlara ek olarak en ve gyo var. En auranın alanının genişletilmesi,gyo auranın tek bir bölgeye toplanması olarak özetlenebilir.
Animenin en çok hoşuma giden olayı neni de özetlediğime göre karakter tanıtımına geçebilirim. Ondan sonra hoşuma gitmeyen bir-iki şeyi yazıp bu destanımsı yazıyı bitireceğim :D
\!/ Dikkat,buradan itibaren spoiler içeren kısımlar var \!/
Gon Freecss
Çoğu shounende olduğu gibi aşırı güçlü ve saf olan ana karakter.
Gon,Balina Adası'nda doğmuş ve oradan dışarı çıkmamış,babasının izinden gidip avcı olmak isteyen bir çocuktur (Ayrıca babasını bulmayı da istemektedir.) Mito(babasının kuzeni) Gon'un adadaki en büyük balığı yakalaması şartıyla gitmesine izin verir. Sonuç olarak bunu başarır ve sınava katılır da. Sınav esnasında edindiği arkadaşları Killua,Leorio ve Kurapika (en çok da Killua) ile beraber atıldığı maceralar sayesinde çok güçlenir. Neni öğrendiğinde çocuksu mantığı ile Janken (Taş-kağıt-makas) isimli tekniğini geliştirir.
Kimera Karınca Arcında,Pitou ile olan savaşında ilk Power Up ını alır. Ancak bu güç yüzünden daha sonra hasteneye düşer,Killua'nın kardeşi Alluka'nın sayesinde de iyileşir.
Killua Zoldyck
İsminden de anlayacağınız üzere Killua bir katil. Ünlü suikastçı ailesi olan Zolydck'lerin bir üyesi. Küçüklüğünden beri yüzlerce (belki de binlerce) kişiyi öldürmüş. İlerleyen zamanlarda Killua annesini ve abisini bıçaklayarak evden kaçıyor. Bunun üzerine manyak annesinin takdirini kazanıyor.
Evden kaçan Killua sırf eğlenceli göründüğü için avcı sınavına katılıyor. Bu vesile ile de Gon'la tanışıyor. Zamanla dost olan ikiliyi izlemek açıkçası çok eğlenceliydi.
Killua küçük yaştan beri birçok elektrik şokuna maruz kaldığı için gücü de bu şekilde. Aurasını istediği zaman elektiriğe dönüştürüyor ya da şimşek hızında hareket ediyor.
Leorio Paladiknight
Animedeki en sevdiğim karakterlerdendir. En babacan karakter bence.
Leorio sefil bir çocukluk geçirmiş. Çocukken en yakın arkadaşı tedavisi için epey para gereken bir hastalığa yakalanmış ve en sonunda ölmüş. Leorio da bu yüzden avcı ve doktor olmak isteyen bir karakter. Avcı oluyor en nihayetinde. Animede henüz doktor olmamıştı,mangasını bilmiyorum.
Leorio bir salgıç ve yeteneği de ışınlama tarzı bir şey. Animesinde yeteneğini sadece Ging'e yumruk attığı sahnede görüyoruz. Yumruğunu yere savurup ışınlayarak Ging'in hemen altından çıkarıyor.
Kurapika
İzleyen çoğu kişinin kız mı erkek mi bir türlü anlayamadığı karakter. Burdan herkese duyurulur,Kurapika erkek.
Gözleri aslında kahverengi sinirlendiklerinde ise kırmızıya dönen Kurta klanının üyelerinden birisidir. Klanı sırf gözleri için çok güçlü nen kullanıcılarından oluşturulan Örümcek tarafından katledilirigeriye sağ kalan tek kişi Kurapikadır. Tahmin edebileceğiniz üzere intikam eteşiyle yanıp tutuşan karakterimiz gerekli olan yetkilere sahip olabilmek adına avcılık sınavına katılır.
Kurapika (ve birçok karakter) ile ilgili şeyler ucu açık bırakıldı. Final bölümünde kısa bir sahnede önünde klanına ait gözlerle otururken gösterildi ancak neler olduğunu tam olarak bilmiyorum. Artık mangadan devam edip öğreneceğim :D
Kurapika efsuncudur. Geliştirdiği gücü ise sadece Örümceğe karşı kullanmak için kalbine bir nen iğnesi(?) yerleştirmiştir. Gücüne gelecek olursak,beş parmağına da farklı özellikleri olan beş zincir efsunlamıştır. Bu arada,Kurapika asıl göz rengi açığa çıktığında mütehassıs oluyor.
Hisoka Morou
Animedeki favori kötü karakterim. Hareketleri olsun tarzı olsun tamamen kendine özgü ve oldukça orijinal bir karakter.
Hisoka çok güçlü ve bunun farkında olan birisi. Hatta en güçlünün kendisi olduğunu düşünüyor ve dişine göre rakip arıyor. Güçlü kişilerle dövüşmek ve ileride çok güçlenebilecek potansiyele sahip kişilerin gelşimini izlemek gibi hastalıklı zevkleri var. Öyleki bundan cinsel açıdan bile tatmin oluyor. (Mesala Gon'la dövüşü sırasındaki repliği: Oh,Gon. Öyle bakmasana. Beni azdırıyorsun jksdkjdskjdssdjk)
Hisokanın gücü de kendisi gibi orijinal. Aurasını uzatıp istediği her şeye yapıştırıp istediği zaman bırakabiliyor. Lastik Sakız isimli bu tekniğin çocukluğunda en sevdiği sakıza ithafen olduğunu söylüyor :D Bir de Doku Sürprizi diye bir yeteneği var. Buna örnek olarak animeden bir sahneyi anlatacağım: Yaralı kolunun üzerine bir parça bez koyup eliyle hafifçe ovalıyor,bu işlemden sonra bez parçası gerçek derisiymiş gibi görünüyor.
Isaac Netero
En baba ve en sevdiğim karakterlerden.
Avcı Derneğinin 12. başkanı. Bilinen en güçlü avcı olarak kabul ediliyor. Yaşlandığında bile muazzam bir güce sahip. Netero ile ilgili en sevdiğim şey gücünü kazanma şekli. Bir dağa çıkıyor ve iki yıl boyunca her gün 10.000 şükran yumruğu atıyor. Dua ediyor,yumruk atıyor. Bu döngü böyle sürüp gidiyor. İlk zamanlarda bunu yapması sabahtan akşama kadar sürüyor. İlerleyen zamanlarda ise öğlen bile olmadan çoktan bitirmiş olduğunu fark ediyor. Bu şekilde muazzam bir güç ve hız kazanıyor.
Netero'nun ciddi ilk ve son dövüşü (animede gösterilen) Kimera Karıncaların Kralı Meruem ile oluyor. Gücü 99 kollu devasa bir Buda heykelini kontrol etmek. Kolları çok hızlı ve güçlü olan bu heykeli istediği gibi kontrol edebiliyor. Meruem aşırı güçlü olduğu için sıfırıncı kolu da kullanıyor. O da olmayınca kalbine yerleştirdiği bombayı devreye sokuyor. Patladığında bir gül gibi açan bu bomba,ufak çaplı atom bombası gibi. Ayrıca bulaşıcı bir zehir de salgılıyor.
Meruem
Vaktinden erken doğarak annesinin bütün organlarını ezerek öldüren,kraliyet muhafızları ile birlikte dışarı çıkıp acıktığı için birçok insanı ve küçük bir çocuğu öldüren caninin tekiydi. İlk başlarda ondan ölesiye nefret etmiştim.
Daha sonralarda bir saraya yerleşiyorlar ve kendileri için asker olabilecek yetenekteki insanları toplamaya başlıyorlar. Meruem de bu esnada vakit öldürmek adına pek çok şeye merak salıyor (Satranç gibi) En iyi oyuncuları çağırıp oynuyor derken sıra gungi adlı oyuna geliyor. Meruem,Komugi adındaki kızla günlerce neredeyse hiç ara vermeden gungi oynuyor. Buna rağmen bir kez bile kazanamıyor.
Derken olaylar gelişiyor ve sıra Meruem ve Netero'nun dövüşüne geliyor. Meruem bomba patladığında Pouf ve Youpi (kraliyet muhafızlarından ikisi) sayesinde ölmüyor ancak zehir ona bulaşıyor.
Gerçek aşkı ve hayatın anlamını sonunda bulan Meruem tekrar Komugi'nin yanına gidiyor ve son kez gungi oynuyorlar. Ancak zehir yüzünden birlikte ölüyorlar... O sahneyi hatırladıkça gözlerim doluyor.
Casus&Mareşal
Kite
Animede en sevdiğim ve ölümüne en çok üzüldüğüm ikinci karakter. Bu arada Kite öldükten sonra pembe saçlı bir kız olarak tekrardan hayata dönüyor.
Kite da çocukluğunu sefalet içinde geçirmiş bir karakter. Yemek çalarak hayatta kalmaya devam ediyor. Flashback de gösterildiği üzere dükkan sahibinden hayvanlarının yardımı ile kaçıyor ve yaşadığı derme çatma yere gidiyor. Orada diğer hayvanları ile beraber oturmuş olan Ging'i görüyor. Bunun üzerine gelişen olaylar sonucunda da Kite Ging'in öğrencisi oluyor.
Şimdi gelelim Kite'nun hastası olduğum gücüne. Bence animede gösterilenler arasında en iyisi onunkisi. Birden dokuza kadar sayıların her birinde farklı bir silahı olan,palyaço şeklinde bir kumar makinesi! Aysıra bu makine kendi iradesi ile konuşabiliyor ve aletlerden birini kullanmadan gitmiyor. Kite her ne kadar onu sevmese de ben bayılıyorum :D Bir de,bütün silahlarını görebilmek isterdim. Gösterilenler arasından en iyisinin tırpanı olduğunu düşünüyorum.
Ging Freecss
Geldik gönlümün efendisine :D Aslında pek sevilen bir karakter değil ama ben çok seviyorum *^*
Ging de balina adasında doğup büyümüş,Gon'un yaşlarındaysa bir hedefinin olduğunu söyleyerek adayı terk etmiştir. Nihayetinde çok güçlü bir avcı olmuştur. Maalesef ki Ging'i neredeyse hiç görmediğimiz için onunla ilgiliş pek bir şey bilmiyorum.
Ging,avcı olduğu zaman açması için Gon'a bir kutu bırakmıştır. Kutuda yüzük,bir oyunun hafıza kartı ve kaset bulunmaktadır. Kasette Tamah Adası isimli bir oyundan bahsediyor (Aslında o oyunu Gon'un kendini geliştirebilmesi için arkadaşları ile birlikte hazırlamış)
Final bölümü Ging ve Gon'un nihayet buluştuğu bölüm. O kadar olaydan sonra baba oğul vakit geçirmelerini izlemek beni duygulandırmıştı :")
"Küçük dolambaçlardan zevk almaya bak,alabildiğince. Çünkü böyle şeylerde,aradığından daha fazlasını bulacaksın."
Sonunda karakter tanıtımını bitirmeyi başardım. Sadece ilgimi çeken karakterleri tanıtsam bile,bayağı uzun oldu gibi :D
Neyse,fazla uzatmadan animenin sevmediğim birkaç özelliğinden bahsedeceğim. İlki Gon'un annesi hakkında hiçbir şeyin anlatılmamış olması. O kadar çok merak ediyorum ki,Gon kasedin annesi ile ilgili olan kısmını dinlemeyince sinir krizi geçirmiştim resmen.
İkincisi ve sonuncusu,Alluka olayı. Bir bölümde İllumi onun erkek olduğunu söylemişti. İki-üç bölüm sonra da Killua kız olduğu.... Alluka'nın cinsiyetini kesin olarak bilen varsa yorum olarak yazsın :D
Şimdi,konuyu toparlayacak olursak: Anime harika,mutlaka izleyin.
Bu arada bayağı yazdım,okurken sıkılmamışsınızdır inşallah :D














Alluka trans bir birey. Illumi Alluka'ya saygı ve sevgi duymadığı için cinsiyetinin onu için bir önemi yok. Ama Killua ve Alluka iyi anlaştıkları için Killua onun ait olduğu bedende kendisi gibi hissetmediğini biliyor.
YanıtlaSil~ewet te killua ile alluka kardeş bu yüzden saygı duyuyor alluka ya ablası sonuçta ve killua'ya hiç bu şekilde bakmamıştım benim seriye bağlamış katilim hdhdhdh~
Sil